Taberî, Tarih’inde Ömer b. Hattâb’ın hilafeti döneminde Abdullah b. Abbas ile arasında geçen bir konuşmayı nakletmiştir. Bu konuşmada Ömer, Kureyş’in Müminlerin Emiri Ali’nin (a.s.) hilafetini engellemek için yürüttüğü faaliyetleri ve bu hususta yaptıkları planlamaları açıkça ikrar etmektedir. Konuşmanın bir bölümünde Ömer, İbn Abbas’a şöyle demiştir...
25.06.2025
17.10.2024
22.04.2024
14.07.2023
8.07.2023
27.05.2023
"Buhârî ez-Zührî’den; o Urve’den; o da Aişe’den şöyle haber verdi: Fâtıma (a.s.) Ebû Bekr’e karşı öfkelenmiş, ona darılmış ve vefat edinceye kadar onunla konuşmamıştır… Eşi Ali O’nu geceleyin defnetmiş, bunu Ebû Bekir’e bildirmemiş ve cenaze namazını kılmalarına da izin vermemiştir.”
Bunların tümü kalbin mertebeleridir. İnsan paramparça değildir. İnsan bir attar dükkânı gibi değildir ki her bir kutuyu açtığında farklı bir şey bulasın. Bunların hepsi aynı şeydir. Kalp, akıl, müşterek his, bunların tümü “nefs-i nâtıka” ile ilgili şeylerdir. İnsanın “nefs-i nâtıka”sı tek bir şeydir; onlar birer mertebedir.
Saf ve net bir aynayı güneşin önüne koyun. Bu aynanın dili olsa size ne derdi? O ayna size ‘‘ben Güneş’im’’ derdi. O ayna ben Güneş’im derken yalan söylemiyor. Çünkü Güneş’ten başka bir şeyi yansıtmıyor. Peki niçin yansıtıyor? Burada müthiş bir sır vardır. Çünkü o saftır ve renksizdir. Renkli olsaydı, güneşi yansıtamazdı. Kirli olsaydı da yansıtamazdı.
Bu âyet-i kerimenin ışığında şunu söyleyebiliriz: Toplumu yönetme hakkı olanlar; peygamber, ondan sonra vasi (Rabbanî) ve ondan sonra da yeterli donanıma sahip adil bir fakihtir (ahbâr).
Hz. Peygamber’in bazı eşleri Resûlullah’a (s.a.a.) karşı birlik olup hizipleşiyorlarsa Hz. Ali, Fâtıma, Hasan ve Hüseyin’e (a.s.) karşı neler yapacaklarını var sen düşün! Resûlullah’a (s.a.a.) böyle davranıyorlarsa Hz. Fâtıma, Hz. Ali, Hasan ve Hüseyin’e (a.s.) karşı nasıl davranırlar?
Hiçbir zaman ırkçı düşüncelerini gizleme gereği duymayan General Eitam, demecinde şu sözleri kullandı: “Biz Lübnan’dan kaçtık. Bu, İsrail ordusunun başarısızlığı ve hayal kırıklığına dair söyleyebileceğimiz en hafif şeydir.”