George Habaş, bu mücadele birliğini şu sözlerle özetlemiştir: "Siyonizm ve emperyalizme karşı mücadele, Arap ulusal güvenliği için verilen mücadeledir. Filistin tek başına düşmanla yüzleşemez ve hiçbir Arap devleti de bu mücadelenin altından tek başına kalkamaz."
18.04.2025
2.10.2020
30.05.2020
18.04.2020
11.04.2020
2.02.2020
Sevmek farz olduğuna göre onlarla çarpışmanın hükmü nedir acaba? Yezid, Hz. İmam Hüseyin’i (a.s.) şehid etti. Şehid etme eyleminden söz ediyoruz, nefret ve eziyetten değil! Dahası ailesini sürgüne gönderdi. Ancak bazı kalemler -cahil mi, garazkâr mı diyeyim, kapıkulu mu diyeyim bilemiyorum- Yezid’i “emirü’l-müminin” olarak isimlendiriyor.
Biz “Sakife” meselesinde de aldatıldık. Selefilik bize Sakife'yi Amerika'daki Beyaz Saray türünden büyük bir bina gibi gösterdi! Sanki bu dönemde internet vardı, sahabenin hepsi telefon kullanıyor ve kolaylıkla sosyal ağlar üzerinden iletişim kuruyorlardı da hemencecik organize olup ilk halifeye biat edebildiler!
Ortada garip bir durum var. İmam Ahmed’den, Sahihü’l-Buhari’den, Sünenü Ebi Davud’dan ve benzerlerinden hadis almakta sıkıntı yokken, Ehl-i Beyt kanalından hadis geldiğinde yüz çevirmemiz isteniyor. Bir şahıs Hz. Rasulullah (s.a.a.) ile altı ay birlikte yaşasa bile ondan hadis alabiliyoruz...
Tek kelimeyle cevaplandıracak olursak, Ümeyyeoğullarını korkutan şey bunları da korkutmaktadır. Bunlar, Hz. Ali ve Ehl-i Beyt-i Nübüvvet’e ait olan her hususu ortadan kaldırmaya çalışmışlardır. Aslında mesele sadece Ali (a.s.) ile de bağlantılı değildir. Bunların peygamberlikle ve peygamberlik mirasıyla sorunları vardır.
"Bizler de Ehl-i Beyt’i seviyoruz" demesinler sadece. Azizim, alimler Sekaleyn hadisini tutunma anlamına gelen temessük ile ifade etmektedir. Hadis-i şerif ‘İkisine sıkıca tutunduğunuz müddetçe benden sonra asla sapıtmazsınız’ buyurmaktadır. Yani Kuran’ı ve Ehl-i Beyt’imi sevdiğiniz müddetçe demiyor ifade. Evet sevmek zorunludur, ancak yeterli değildir.
Ben kitabımda da yazdım. Bölge güçlerinin yeniden inşa edilmesini ve bölge güvenliğini sağlayan İran’dır. Aksi halde bölgeni tamamı İsrail’in ayakları altında olurdu. İran Hizbullah’ı silahlandırdı, Hamas ve Filistinli gruplara yardım etti. Direniş güçlerine sürekli destek sundu. İran bu dengenin sağlanmasındaki esastır.