Sümer Kral Listesi'ndeki Enmeduranki/Adapa figürlerinin Hz. İdris ve Hz. Âdem ile olan tarihsel-dilbilimsel bağlamı, yazının ve astronominin kökenleri.
25.01.2026
13.05.2025
7.04.2025
19.01.2023
26.09.2022
27.08.2022
Geçen hafta Beyrut'taki barışçıl protestocuların sekter bir saldırıya uğraması; sağcı, militan Hıristiyan Lübnan Kuvvetleri (LK) siyasi partisinin lideri Semir Caca'nın adını bir kez daha gündeme getirdi. Caca'nın adı, Lübnan iç savaşının tarihiyle ve bu 15 yıllık mücadele sırasında işlenen korkunç savaş suçlarıyla eş anlamlıdır.
Kaynaklara göre, “İsrail'in tedarik hatlarına saldırma riski neredeyse yok ve asgari düzeyde. Hizbullah, süpersonik hassas karadan karaya füzelerini hazırlayarak terör ve caydırıcılık denklemlerini nasıl dengeleyeceğini biliyor. İsrail İran petrol tankerlerini vurursa, Hizbullah, İsrail veya ABD'nin tepkisine aldırmadan İsrail’in petrol platformlarına veya Hayfa limanına saldırmaktan çekinmeyecektir."
İran'da İslami hareket dışında hiçbir sosyo-politik hareket; tek bir merkezi önderliğin otoritesi altında ve tutarlı bir ideolojik çerçeve içinde faaliyet yürüten siyasi, sosyal, ekonomik ve askeri şubelere sahip değildi.
Gündüz tesisatçılık yapan Osman akşamları Hizbullah'ın mezhepsel olmayan askeri kanadı Saraya el-Mukaveme (Direniş Tugayları) savaşçısı. Dini -ya da dinsizliği- onları Hizbullah’a katılmaktan alıkoyanlar için Hizbullah’ın hal çaresi, Sünni, Şii vs. Lübnanlı savaşçıların İsrail ve Suriye’de ortak düşmanlarla mücadele etmesi için Saraya’nın kurulması oldu.
"16. yüzyılda Kur’an’ı neşretmek ve tercüme ederek onu ulaşılabilir kılmak, inançlı Hristiyanların kafasını karıştırmaya ya da yoldan çıkarmaya müsait tehlikeli bir girişimdi. En azından 1542’de Müslümanların kutsal kitabını Latince yayınlamak isteyen yerel bir matbaacıyı -kısa süreliğine de olsa- hapseden Basel’deki Protestan şehir konseyi üyelerine göre öyleydi."
Şiiliğe yönelik mantık dışı Amerikan nefretinin temelinde, Şiiliğin özünde yer alan adaletsizliğe karşı direniş ruhu bulunuyor. Şiiliğin, Kerbela olayı ve İmam Hüseyin’in duruşunun izinde, ezileni korumayı ve savunmayı; ezenin karşısında durmayı esas alan tavrı, ABD ve Batılı egemen güçlerin tolere edebileceği bir şey değil.