Bu üç unsur, bu hareketleri normalde devrimci örgütleri yok eden yozlaştırıcı etkilerden koruyacak yeterli asabiyeyi (klasik İbn Halduncu anlamdaki grup dayanışması) üretir. Rüşvet ve kayırmacılık, makam dağıtmak burada sökmez. Devlet gücünün kullanımı onları geleneksel, kırılgan ordulara dönüştürmez. Özünde, yöneten gerilla hareketleri olarak kalırlar.
24.10.2024
19.10.2024
23.09.2023
19.01.2023
10.11.2022
23.10.2022
Pek çok gözlemci, hâlihazırda bir veya daha fazla nükleer silaha sahip olduğuna ikna olmuş durumda. İbrahim Reisi cumhurbaşkanı olduğundan beri, İran'ın birkaç yıl içinde ortadan kaybolabilecek ve halefi yeniden masayı devirebilecek bir ABD başkanıyla anlaşma imzalama riskini almayacağı açıktı.
Bilgili kaynaklar The Cradle'a, İsrail rejiminin saldırısının başlamasından bir saat sonra Direniş’in, Hizbullah ve İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu’nun (IRGC) himayesinde Gazze, Beyrut ve Tahran'da aynı anda düzenlenen üç toplantıda İsrail'in tırmanışına yanıt verme planlarını tartıştığını söylediler.
Tahran'ın yeni belirlenen angajman kurallarından öğrenilecek bir şey varsa, o da "İsrail" ile topyekûn bir savaşa girmenin Devrim Muhafızları için hiç sorun olmadığıdır. Biraz sabırla bölgedeki direniş güçlerinin nasıl bir ciddi darbe indireceğini görmek kolay olacaktır. "İsrail", belirli kırmızıçizgileri geçmemesi için defalarca uyarıldı ve öldürdüğü kişilerin mezarları üzerinde dans ederek bu çizgileri sürekli ihlal ediyor.
Al-Sinwar, Direniş Ekseni'ndeki müttefiklerinin, yani Hizbullah ve IRGC'nin kendilerine hassas İsrail hedefleri hakkında istihbarat sağladığını da kaydetti. Hamas askeri komutanı ayrıca, operasyonun en sonunda Direniş’in Hayfa, Tel Aviv, Eilat ve İsrail'in yarı gizli nükleer silah üssü Dimona da dâhil olmak üzere 14 noktaya 362 füze fırlatmayı planladığını ilk kez açıkladı.
Sünni hükümdarlar tarafından papağan gibi tekrarlanan bir eleştiriyi tekrar ederek, İran'ın "Filistin'de Arap Sünni hükümetlerinin egemenliğini baltalamak için iyi bir araç bulduğunu" ve "bu sayede Arap Sünni kitlelerin" desteğini kazandığını iddia ediyor. Bu değerlendirme, Devrim’den önce bile, İran'ın dini ve laik muhaliflerinin Filistin yanlısı olduğu ve halkın Şah'ın İsrail'e desteğine muhalefet ettiği gerçeğini göz ardı ediyor.
Kaynak şunları ekliyor: “Bu tesis, bölgedeki [İsrail] rejiminin memurları ve siber-elektronik personeli için bir eğlence merkezi konumundaydı. Bu nedenle hafta içinde fazla trafiği yoktu ve onları çoğunlukla hafta sonları görüyorduk. Devrim Muhafızları'nın hafta sonundaki füze saldırısı sırasında, tesise 10'dan fazla insan girmişti.”