"Eski devlet adamlarımızdan birinin (Cevad Zarif'i kastederek) Mao hakkında bir şeyler söylediği kısa bir videosunu gördüm. Diyor ki, 'Mao Amerika ile anlaştığı zamandan itibaren büyüdü, tanındı ve Çin'i o zamandan itibaren güçlendirdi.' Bunun hiçbir temeli yoktur."
14.08.2026
24.09.2025
4.06.2025
13.03.2025
3.09.2024
2.08.2024
Sonuç olarak, emperyalizm, özellikle de ABD ile İsrail arasındaki ilişki, İsrail'in ABD'nin eyaletlerinden biri sayıldığı, ancak daha ileri bir yerde olduğu ve bu organik bağın hiçbir zaman gizlenmediği göz önüne alındığında; iyi, kötü veya tereddütlü olarak tanımlanamaz. Önceki satırlarda göstermeye çalıştığımız şey işte budur.
Murray Bookchin anarşist komünite için aziz gibi bir şeydir. Sosyal ekoloji, özgürlükçü belediyecilik ve komünalizm olarak kavramsallaştırdığı fikirleri, kendisini solcu olarak tanımlayan çok sayıda insan üzerinde kalıcı etki yaratmıştır. Bununla beraber çok da dillendirilmeyen bir şey var ki, o da, Bookchin’in birçok anarşist ve liberteryen sosyalist gibi emperyalizm karşısında hoşgörülü bir mahcubiyet içinde olmasıdır.
Dünya kapitalist krizinin daha önceki dönemlerinde hegemonik düzenin çöküşüne siyasi istikrarsızlık, yoğun sınıfsal ve toplumsal mücadeleler, savaşlar ve yerleşik uluslararası sistemdeki kırılmalar damgasını vurmuştu. İkinci Dünya Savaşı'nın başlangıcının 1936-39 İspanya İç Savaşı ve onun sonucu olan faşist diktatörlük olduğunu hatırlayalım. Filistin'de tehlikede olan küresel geleceğimizdir.
Siyonist rejimi vekil olarak kullanan ABD hükümeti, bölgedeki Direniş Ekseni'ni stratejik bir yenilgiye uğratacağı inancıyla Gazze nüfusunun tamamını ezmeye yönelik bir politika izlemektedir. Bu strateji, Washington'un Batı Asya üzerindeki Amerikan hâkimiyetini yeniden tesis etmek ve bölgedeki bağımsızlıkçı güçleri dağıtmak için son girişimi olabilir.
İran İslam Devrimi'nin 47. yıl dönümü dolayısıyla sitemizdeki konuyla ilgili bazı analizleri sizler için derledik....
İkinci Dünya Savaşı'nın bitiminden hemen sonra İsrail'in inşası tesadüfen gerçekleşmedi: Siyonist rejim, Batı'nın petrol üzerindeki, Fransa'nın Batı ve Kuzey Afrika'daki hâkimiyetini ve Hint Okyanusu ile geçiş yolları üzerindeki Anglo-Amerikan kontrolünü sağlamaya çalışmak için sahil şeridi işlevi görüyordu.