"Zirvesi" için 172 adet haber bulundu

ÖZEL: Devrim Muhafızları Ordusu: Üniformalı Gerillalar

ÖZEL: Devrim Muhafızları Ordusu: Üniformalı Gerillalar

Bu üç unsur, bu hareketleri normalde devrimci örgütleri yok eden yozlaştırıcı etkilerden koruyacak yeterli asabiyeyi (klasik İbn Halduncu anlamdaki grup dayanışması) üretir. Rüşvet ve kayırmacılık, makam dağıtmak burada sökmez. Devlet gücünün kullanımı onları geleneksel, kırılgan ordulara dönüştürmez. Özünde, yöneten gerilla hareketleri olarak kalırlar.

İbrahimî Dinânî: Feyz-i Kâşânî Söyleşileri (30): Felsefe Varlık’ı, bilim varlıkları inceler / Varlık bitişik, mahiyetler (şeyler) ayrıktır

İbrahimî Dinânî: Feyz-i Kâşânî Söyleşileri (30): Felsefe Varlık’ı, bilim varlıkları inceler / Varlık bitişik, mahiyetler (şeyler) ayrıktır

Metafiziğin anlamını kavrayamayanlar onun fizikten ayrı olduğunu sanırlar. Bazıları fiziğin bittiği yerde kocaman bir boşluğun başladığını ve metafiziğin bundan sonra geldiğini savunmaktadırlar. Bu, kuruntudan başka bir şey değil. Öncelikle bilmemiz gereken şey, varlık âleminde boşluk diye bir şeyin olmadığıdır. Hayır, tüm varlık birbirine vâsıldır. Ancak âlemdeki bu ittisalin yanında bir fasl da mevcuttur. Yani mahiyetler birbirlerinden ayrıdırlar.

İbrahimî Dinânî: Feyz-i Kâşânî Söyleşileri (22): Oruç âyetinde geçen “Umulur ki sakınırsız” ifadesinin anlamı

İbrahimî Dinânî: Feyz-i Kâşânî Söyleşileri (22): Oruç âyetinde geçen “Umulur ki sakınırsız” ifadesinin anlamı

Övgüye layık tüm şeyler vücûdî umûrdandır. Vücûd da hakikatte Hakk Tebârek ve Teâlâ’dır. Çünkü kötülükler O’na ulaşamaz. Şeylerin noksanlıkları ve kusurları ademîdir [yokluksaldır]. Nitekim Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Sana isabet eden her iyilik Allah’tan, her kötülük ise nefsindendir.”

İbrahimî Dinânî: Feyz-i Kâşânî Söyleşileri (20): Akıl tarihsel değil tarih aklidir / Nevruz gazeli

İbrahimî Dinânî: Feyz-i Kâşânî Söyleşileri (20): Akıl tarihsel değil tarih aklidir / Nevruz gazeli

Hegel gibi bazı filozoflar tarihsel akıl diye bir kavramı ortaya attılar. Onlara göre tarih zamanın dönüp duran çarklarıdır. Her asır kendi aklını yaratır. Yani XX. yüzyılın aklı ile XIX. yüzyılın aklı arasında bir fark vardır. Modern akıl Orta Çağ aklından farklıdır vd. Ben bu kimselerin söylediğinin aksine bir şey söyleyeceğim: Bana göre akıl tarihe teslim olmuş değildir; tam tersine tarih aklîdir.

İbrahimî Dinânî: Feyz-i Kâşânî Söyleşileri (19): Zât, sıfatların aynasında zâhir olur / Tüm âlem O'nun sıfatlarının aynasıdır

İbrahimî Dinânî: Feyz-i Kâşânî Söyleşileri (19): Zât, sıfatların aynasında zâhir olur / Tüm âlem O'nun sıfatlarının aynasıdır

Keza İmam Ali de (a.s.), ‘Ben hiçbir şey görmedim ki kendisinden önce, kendisinden sonra ve kendisiyle birlikte Allah’ı görmemiş olayım!’ buyurmuştur.

İbrahimî Dinânî: Feyz-i Kâşânî Söyleşileri (18): Hakk’ın Rüyeti

İbrahimî Dinânî: Feyz-i Kâşânî Söyleşileri (18): Hakk’ın Rüyeti

Evet, mesele tam olarak budur. O’nu bulanın hiçbir eksiği yoktur. O’nu bulmayanın neyi vardır? Eğer bir kimse O’na ulaşamazsa – isterse bütün dünya onun olsun– onun neyi vardır ki? Bir an nefesi tükendiğinde ölür, gider. Bu insana evrenin hükümdarlığının verilmiş olduğunu düşünün. O bir an nefes alamasa, ne olur?

İbrahimî Dinânî: Feyz-i Kâşânî Söyleşileri (16): Gerçek mutluluk aklî hazlardadır / Aklın yolculuğu sonsuzdur

İbrahimî Dinânî: Feyz-i Kâşânî Söyleşileri (16): Gerçek mutluluk aklî hazlardadır / Aklın yolculuğu sonsuzdur

İnsanımız artık şunu bir anlasın: Kalp, aklın özüdür. Âkil olmayan bir kalp, bizim hiçbir işimize yaramaz. Genel itibariyle de, akıl olmaksızın diğer şeyler ne gibi bir anlam ifade edebilir ki? Bu gibi yanlış kabuller asırlar boyunca toplumumuzda yer edindi. Bilgi ve bilinç olmaksızın, varlığın da bir anlamı yoktur. Feyz’in “O, dur durak bilmez” şeklindeki ifadesi, aklın hiçbir durağının olmadığı anlamına gelir.