Buna ek olarak, bu içeriğin İmam Sâdık'a (a.s.) nispetinin sahih olduğuna dair önemli bir başka kanıt daha mevcuttur: Şii olmayan mütekaddim (erken dönem) yazar İbn Ebi Şeybe'nin (ö. 235 H.) kitabında kaydedilen rivayet gibi eski nakillerde, İmam Bâkır'ın (a.s.) daha önce Şiilik hakkında benzer ifadeler kullandığı geçmektedir.
10.06.2026
4.06.2026
25.03.2026
19.01.2026
3.11.2025
24.03.2025
Glilot Üssü, toplanan bilgilerin işlendiği ve askeri stratejistlere ve Mossad da dahil olmak üzere diğer İsrail istihbarat kurumlarına iletildiği 8200 numaralı askeri istihbarat biriminin operasyonel karargahı olarak hizmet veriyor.
Batı yanlısı Sünni monarklar tarafından papağan gibi tekrarlanan bir eleştiriyle İran'ın "Filistin'de Sünni Arap hükümetlerin egemenliğini zayıflatmak için iyi bir araç bulduğunu" ve "Sünni Arap kitlelerin" desteğini aradığını iddia ediyor. Bu değerlendirme, Devrim’den önce bile, İran'ın dini ve laik muhaliflerinin Filistin yanlısı oldukları ve Şah'ın İsrail'i desteklemesine karşı çıktıkları gerçeğini göz ardı etmektedir.
Hz. Hatmî Mertebet’in (Muhammed'in) (s.a.a.) aklı, Sâdır-ı Evvel’dir (ilk sudûr eden). Sâdır-ı Evvel de Akl-ı Küll’dür. Vahiy de Akl-ı Küll’den başka bir şey değildir.
Metafiziğin anlamını kavrayamayanlar onun fizikten ayrı olduğunu sanırlar. Bazıları fiziğin bittiği yerde kocaman bir boşluğun başladığını ve metafiziğin bundan sonra geldiğini savunmaktadırlar. Bu, kuruntudan başka bir şey değil. Öncelikle bilmemiz gereken şey, varlık âleminde boşluk diye bir şeyin olmadığıdır. Hayır, tüm varlık birbirine vâsıldır. Ancak âlemdeki bu ittisalin yanında bir fasl da mevcuttur. Yani mahiyetler birbirlerinden ayrıdırlar.
Övgüye layık tüm şeyler vücûdî umûrdandır. Vücûd da hakikatte Hakk Tebârek ve Teâlâ’dır. Çünkü kötülükler O’na ulaşamaz. Şeylerin noksanlıkları ve kusurları ademîdir [yokluksaldır]. Nitekim Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Sana isabet eden her iyilik Allah’tan, her kötülük ise nefsindendir.”
Hegel gibi bazı filozoflar tarihsel akıl diye bir kavramı ortaya attılar. Onlara göre tarih zamanın dönüp duran çarklarıdır. Her asır kendi aklını yaratır. Yani XX. yüzyılın aklı ile XIX. yüzyılın aklı arasında bir fark vardır. Modern akıl Orta Çağ aklından farklıdır vd. Ben bu kimselerin söylediğinin aksine bir şey söyleyeceğim: Bana göre akıl tarihe teslim olmuş değildir; tam tersine tarih aklîdir.