Bir dinî toplumun elli yıl içinde; tahrifat ve sapmaların etkisi, yanlış dinî anlayışların galip gelmesi, şekilciliğe yöneliş ile maneviyat ve hakikatin içinin boşaltılması açısından nasıl bir değişime uğradığını görmek isterseniz, maktellerde yer alan şu ibareleri okuyun! Burada İmam Hüseyin’in (a.s) mazlumiyetine kan ağlasak yeridir!
10.06.2026
4.06.2026
19.01.2026
19.02.2024
17.01.2024
29.08.2021
İkisi de suda şehid olmuştular ve su bedenlerini aynı noktaya getirmişti. Çok şaşırtıcı bir durumdu. Hüseyin'e “Bunu nasıl bildin?” diye sordum. Bana, “Önceki gece rüyamda Ekber Musayipur’u gördüm, bana esir alınmadıklarını ve şehid edildiklerini söyledi” dedi. “Yarın bu saatte döneceğim ve Sadıki de ertesi gün dönecek ” dedi diye de devam etti.
Muğîre b. Şu’be, Ali b. Ebî Tâlib’e sövdü. Bunun üzerine Zeyd b. Erkam ayağa kalkarak şöyle dedi: Ey Muğîre, Resûlullah’ın (s.a.a.) ölülere sövmeyi yasakladığını bilmiyor musun? Ali ölüp gittiği halde neden O’na sövüyorsun? Bu hadis Müslim’in şartına göre sahihtir.
“Vahyanî akıl”, tümel akıldır. Tümel akıldan daha yukarıda bir akıl bulunmamaktadır. Tümel akıl şudur: Tüm varlıklar makuldür. Bir diğer itibarla varlık ilim ve idrakin ta kendisidir.
Şiî hadis kaynaklarında yer alan ve On İki İmamı müjdeleyen hadislerinden bazıları, Zeydiyye fırkasının büyüklerinden biri olan ve “Ebü’l-Cârûd” adıyla meşhur Ziyad b. Münzir tarafından nakledilmiştir... Bu iddianın kabulü için öne sürülebilecek tanıklardan biri de Abbâd b. Yakub Revâcinî’in (Ebu Saîd Usfurî olarak maruf) günümüze kalan “asl”ıdır.
Biz yokluğa dair bir anlayışa sahibiz, yokluğun ne demek olduğunu biliriz. Biliriz ki yokluk olmayan, var olmayan şeydir. Bunu biliriz ancak yokluk mevcut değildir. Gerçekliği yoktur, yokluk nerededir? Yokluğun bulunduğu bir yer yoktur ki… Fakat benim ona dair bir tasavvurum var. (kendisine değil, kavramına; haz.)
Bu endişe ve korku Siyonist ordu birimlerini, İşgal Edilmiş Topraklarda sınırdan 7 km içeriye kaçmak zorunda bıraktı. Bu stratejik bir zafer olarak sınıflandırılır. Askeri mevkileri 7 km derinliğe kadar boş bırakmak, İsrail’in stratejik yeteneklerinin başarısızlığına dair çok sayıda soruyu akıllara getiriyor.