Hz. Peygamber'in pek çok kez irad ettiği meşhur Sakaleyn (İki Ağır Emanet) hadisi, Gadir-i Hum'daki "Mevlâ" kelimesinin semantik esnekliğini daraltan ve Şii/İmami tez lehine çok güçlü bir karine-i mânia (başka anlama çekilmeyi engelleyen ipucu) oluşturan en kritik metindir.
4.09.2025
18.12.2020
2.12.2020
27.11.2020
22.11.2020
15.11.2020
Mizzî’nin (h. 742) Tehzîbü’l-Kemâl adlı eserine bakalım. Mizzî burada Ömer b. Sa’d’ın tercüme-i hâlinde şöyle der: "Ahmed b. Abdullah el-İcli şöyle derdi: Ömer b. Sa’d babasından hadisler rivayet ederdi. İnsanlar da ondan rivayette bulunurdu. Ömer b. Sa’d, Hüseyin’i öldürdü. Tabiî ve sikadır."
Esasında Muâviye Hz. Resûlullah’a (s.a.a.) lanet etmek istiyor, fakat açıktan yapamıyor. Muâviye’nin İmam Ali (a.s.) ve Ehl-i Beyt ile savaşı Allah Resûlü ile yapılan bir savaştır. O, Resûlullah (s.a.a.) ile savaşmaya gücü yetmediğinden Ali ile savaşmıştır.
Muğîre b. Şu’be, Ali b. Ebî Tâlib’e sövdü. Bunun üzerine Zeyd b. Erkam ayağa kalkarak şöyle dedi: Ey Muğîre, Resûlullah’ın (s.a.a.) ölülere sövmeyi yasakladığını bilmiyor musun? Ali ölüp gittiği halde neden O’na sövüyorsun? Bu hadis Müslim’in şartına göre sahihtir.
Kimilerinin “Şeyhü’l-İslam” tabirini kullanarak yücelttikleri bu şahıs “Tümü Kureyş’ten olan On İki Halife olduğu müddetçe İslam aziz olmaya devam edecektir.” hadisinde söz konusu edilen on iki kişiden yedi veya sekizinin Emevîlerden olduğuna ve bu hususun tartışma kabul etmediğine inanmaktadır! Yezid'i de bunlardan sayar!
Said b. Cübeyr’den rivayete göre şöyle demiştir: Arafat’ta İbn Abbâs ile beraberdim. İbn Abbâs ‘‘insanların telbiye getirmelerini niçin duymuyorum’’ dedi. Ben de ‘‘Muâviye’den korktukları için’’ dedim. Bunun üzerine İbn Abbâs çadırından çıkarak "Emret Allah’ım, emrine hazırım’’ diye telbiye getirmeye başladı ve ‘‘Ali’ye kızgınlıkları yüzünden Sünnet’i terk etmişler” diye konuştu.
Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurmaktadır: Ali’yi (a.s.) seven beni sevmiş olur, Ali’ye (a.s.) buğzeden bana buğzetmiş olur. Ali’ye (a.s.) eziyet eden bana eziyet etmiş olur ve bana eziyet eden Allah’a eziyet etmiştir. Şu ana kadar okuduğumuz pasajlarla bu hadisi en azından Hâkim en-Nîsâbûrî’nin, Hâfız Zehebî’nin, Allâme Vâdıî’nin ve Allâme Albânî’nin sahih saydıklarını anladık.