Seleme'nin, Halife Ömer tarafından konulan ve daha sonra Emeviler tarafından sürdürülen yasağa ters düşen bu hadisi rivayet etmekten çekinmesi, o döneme gelindiğinde Şeyhayn'ın (Ebû Bekir ve Ömer) siyasetine karşı çıkmanın sosyal ve hatta cezai açıdan ne denli sorunlu ve tehlikeli olduğuna dair tarihsel-sosyolojik bir pencere sunmaktadır.
16.07.2026
29.06.2026
26.05.2026
30.01.2026
9.12.2025
11.03.2025
"Hasan b. Mahbûb önemli kitaplar da yazmıştır. O, ricâl ilmi alanında yazılmış ilk kitaplardan biri olan el-Meşîha adlı kitabında, Büyük Gaybet’ten (Gaybet-i Kübrâ) yaklaşık yüz yıl önce, İmam Mehdî’nin (a.f.) doğumuna ve gaybetine dair hadisleri yazıya geçirmiştir."
"İslâm dünyasında siyer yazıcılığı Urve ve Zührî’nin öncülüğünde, belli bir hizbe hizmet etmek amacıyla, bir açıdan hastalıklı bir disiplin olarak ortaya çıkmıştır. İmam Zeynelâbidin’den (a.s.) nakledilen siyer rivayetlerinin muhtevası, onun bu alana girme nedenini göstermekte ve amacının siyer rivayetlerini tashih etmek ve Ehl-i Beyt’i (a.s.) savunmak olduğunu somut bir biçimde ortaya koymaktadır."
Kadınlardan oluşan bir Besic ordumuz var, sayılarının bugün 12 milyon olduğunu düşünüyorum. On binlerce üsleri, mıntıkaları ve merkezleri var. Tüm komutanları da kadın…. İmam Humeyni 20 milyonluk İranlı Besic Ordusuna ilave olarak tüm İslam dünyasının gönüllülerinden oluşacak 100 milyon kişilik bir ordu kurulması gerektiğini söylemişti.
"Bu makalede, tarihsel kanıtlara ve örneklere dayanılarak, Yezid ordusu askerlerinin Osmaniyye düşüncesinin hâkimiyeti altında oldukları gösterilmiş ve Kufeli olmalarından dolayı onların zorunlu olarak Şiî olmaları gerektiği görüşünün tarihsel bir safsatadan ibaret olduğu ortaya konulmuştur."
İran İslam Cumhuriyeti Meclisi üyesi Dr. Ahmed Behşayiş Ardestani, Roydad 24 haber kanalına verdiği 10 Mayıs 2024 tarihli röportajda “İran'ın nükleer silah elde ettiğini ancak bu aşamada bunu açıklamadığını” iddia etti.
Felsefe tarihinin dönüm noktasını teşkil eden Kant, konu iman olunca akıldan ziyade ahlâkı devreye sokmuştur. Örneğin bizim hakîmlerimiz hem nazarî akıl hem de amelî akıl derken o daha çok pratik akla vurgu yapmış, Hıristiyanlığın hakikatine ahlâk üzerinden ulaşılması gerektiğine inanmıştır. Buna benzer düşüncelere İslâm dünyasında da rastlamaktayız [Mesela Faslı Müslüman düşünür Taha Abdurrahman; Medya Şafak].