Mansûr, kendisinin mutedil kabul ettiği fıkıh mezheplerini oluşturma veya destekleme yoluna gitmiş ve bu çerçevede, İbn Abbas’ın Müminlerin Emiri Ali’nin fıkhıyla örtüşen fıkhî görüşlerinin yaygınlaşmasını engellemeye çalışmıştır. Bu bağlamda, Medine’nin Hadis Ehli’ne mensup fakihi Mâlik ile uzlaşmış ve kitabını neşretmesi için onu teşvik etmiştir. Aynı şekilde Ebû Hanife’yi ve Mürcie’yi kazanmayı ümit etmiş ve Amr b. Ubeyd’i ve Mu‘tezile’yi himaye edip tercüme hareketine zemin hazırlayacak girişimlerde bulunmuştur.
7.04.2025
5.01.2025
2.12.2024
8.07.2023
26.09.2022
7.12.2021
Ümeyyeoğulları, Ebû Bekir ve Ömer döneminde valilikler elde ettiler. Benî Hâşim’den ise hiç kimse valilik makamına atanmadı. İşte bu ve benzeri davranışları Benî Ümeyye’nin azı dişlerini keskinleştirdi, onlara kapılar açtı, onların kâselerini doldurdu. Hatta öyle ki Ebû Süfyân b. Harb, Hz. Hamza’nın kabrinin başına gelip şöyle dedi: Senin kendisi için bizimle çarpıştığın şey en sonunda bizim elimize geçti!
Lütfen, Müminlerin Emiri’nin “Bana ait olan iş (hilafet) için karşımda birleştiler” sözüne dikkat ediniz. Kimileri Müminlerin Emiri “Ben hilafete diğerlerinden daha çok hak sahibiyim” ifadesini nerede kullanmış ve hilafeti talep ettiğine dair bir sözü ne zaman söylemiştir, diye itiraz etmektedirler.
Uley b. Rebah; imam ve sikadır. Tâbiûnun ileri gelenlerindendir. Ebû Abdurrahman el-Mukri şöyle der: Ümeyyeoğulları adı Ali olanları öldürmekteydi. Bu durum Rebah’a ulaştırılınca oğlunun ismini değiştirerek ismi tasğir şeklinde Uley yaptı. Evet, İmam Ali’nin dostu ve O’nun izinde yürüyenlerin öldürülmesinden değil, ismi Ali olan kimselerin öldürülmesinden bahsediyoruz! Bunu Zehebî söylüyor.
“Cennet ehlinin hanımlarının efendisi” ibaresi Sahihü’l-Buhârî ve diğer hadis mecmualarında geçmektedir. O’nun ilk halifeye biat etmediği de kesin bir şekilde biliniyor.
Bugünkü konumuz ise Resûl-u Ekrem’in (s.a.a.) vasilerin efendisi Ali b. Ebû Tâlib’e buyurduğu “Ey Ali! Sen benden sonra halifemsin” hitabını içeren hadisidir.
Pasajdan anlaşıldığına göre ekseriyet haklılığın ölçütü değildir. Kimileri Şia İslam dünyasının %10’unu oluşturmaktadır, demektedirler. Hadi Şiîlerin İslam dünyasının onda birini oluşturduğunu kabul edelim. Hattâ %2’nin, %98’e muhalif olduğunu kabul edelim. Bu vaziyet, muhalefet olduğu için icmâ gerçekleşmemiş demektir. Bu görüş bana değil Allâme Albanî’ye aittir.