Savaş açmakla tehdit ettiğiniz İran, bir ulus devletten ibaret değildir ve bölgesel hatta küresel bir direnişi tutuşturabilecek bir inanç sistematiğinin, Velayet-i Fakih kurumun da bayraktarıdır. İslam’ın devrimci evlatları ve yeryüzünün tüm anti emperyalist güçleri egemen dünya sisteminin enerji damarlarını kesebilecek ve “petrol kuyularının siyasi örgütlenmesi” konumundaki işbirlikçi, gerici Körfez krallıklarının camdan saraylarını tuzla buz edebilecek, kısacası dünyanızı başınıza geçirebilecek potansiyele sahiptir!
16.08.2017
2.07.2017
8.06.2017
14.05.2017
16.03.2016
19.09.2015
Washington ölçülü bir yaklaşım izleyip Türkiye’yi ihtiyatlı bir şekilde destekliyor ve bir yandan da operasyonun kapsamını sınırlı tutmaya çalışıyor gibi görünse de, bu yanıltmaca yalnızca görünüş uğrunadır. Nitekim Brookings Enstitüsü daha geçen ay, Suriye’de yapısökümü: Konfederal bir ülke için bölgeselleştirilmiş bir stratejiye doğru başlıklı bir politika metin yayınlamıştı.
Böylesi tek bir açıklamayla, Brookings Enstitüsü aslında Esad’ın kendi halkına karşı değil, IŞİD’e karşı mücadele verdiğini kabul etmiş oluyor. Çok net görülüyor ki, Brookings, siyasetçiler ve Batılı diğer stratejistler IŞİD’i ve onunla birlikte doğrudan askeri müdahaleyi, nihayetinde Suriye’yi yenmek ve tamamen ele geçirmek için kullanacakları son hamle için bir kaldıraç olarak görüyorlar.
Direniş, hiçbir aracı devre dışı bırakmaksızın şimdi, çekirdek kimliği ve misyonu, varlık nedeni olan İsrail’e karşı direnişe bağlı kalsa da, aynı zamanda Nasrallah’ın deyimiyle Direniş’in “belkemiğini” korumaya da adanmış olan ulus-üstü bir Direniş Ordusu’na dönüşmüştür.
Russia Today yazdı: 11 Ağustos 2013 tarihinde Türk gazetesi Today’s Zaman’da yayınlanan ifşa edici bir röportajda Sezar’ın müzedeki tercümanı, Wiesel’in Başkan Obama’ya, neo-conların ve Suriye’de daha fazla Amerikan müdahalesi arayan “liberal müdahalecilerin” emirlerini yerine getirmeye direnmesi nedeniyle yönelttiği eleştiriyi yansıttı.
Neden bölgesel-konfederal bir proje önermeye çalışmıyoruz? Dolayısıyla alternatif proje var aslında. Bunu küçük kapılarda önermek yerine yüksek sesle dillendirmek gerek. Silahlı çatışmalardan endişe duymuyorum. Bu anlamda bütün bölgede elimizi değil, parmağımızı koyduğumuz her yerde zafer kazandık.
Enis Nakkaş'tan önemli bir röportaj daha...