İran için IMF toplantıları doğrudan bir finansal faydadan ziyade yaptırımların hafifletilmesi için baskı yapacak bir diplomatik platform işlevi görüyordu. Ancak Batı için bunlar, İran içinde Batı yanlısı bir finans elitini —daha sonra "reformistler" olarak bilinecek ve örtük olarak neoliberal ideolojinin meşalesini taşıyacak figürleri— yetiştirmek için bir kanal sağlıyordu.
25.01.2026
18.03.2024
25.05.2023
4.05.2023
17.04.2023
29.09.2022
"İsrail”in Ukrayna krizinin en büyük kaybedenlerinden biri olacağını defalarca kez söylemiş olmakla abartmış değiliz. Bunu sadece Rusya ile gergin ilişkilerini göz önüne alarak değil, aynı zamanda bu krizin Amerika’nın dünya hâkimiyeti döneminin sonunun başlangıcı oluşuna dayanarak da söylüyoruz. Günler aramızda dönüp duruyor…
"Ukrayna krizinde bugüne kadar yaşanan gelişmelerin fayda-maliyet analizini yapacak olursak, İran'ın en büyük kazanan olduğunu, İsrail işgal devletinin ise kaybedenler arasında yer aldığını söyleyebiliriz."
Devrim Muhafızları’nın uyarılarını bir yana bıraksak bile, İsrail'in tehditlerinin iç ve dış tüketime dönük boş bir söylemden ibaret olduğunu söylemek için pek çok neden var. Kısacası, Tel Aviv muhtemelen aslında ne İran'a saldıracak kaynaklara ne de Tahran'ın garantili misillemesini özümseme kapasitesine sahip.
Uluslararası Para Fonu (IMF) birkaç ay önce küresel petrolün 2034 yılında biteceği ve Körfez ülkelerinin çoğunun iflas ile yüz yüze geleceği, bu sebeple krediye başvurmak zorunda kalacakları, bütçe açığını kapatmak için vatandaşlarına yüksek vergiler dayatacakları ve kamu giderlerini minimum seviyeye düşüreceklerini öngörmüştü.
Golan Tepeleri’nin Siyonist rejim için stratejik önemine baktığımızda, bu bölgenin Direniş Ekseni tarafından kurtarılması Siyonistlerin bölgedeki varlığına güçlü bir darbe oluşturabilir, hatta haritadan silinmesine bile yol açabilir.
İsrail Ulusal Güvenlik Konseyinin sabık başkanı Yaakov Amidror İsrail Ordu Radyosuna verdiği demeçte (Eylül 2017) bunu bir şekilde ifşa etmiş, “Biz Şam’ı kimin yöneteceği sorusuna karışmıyoruz, bizim derdimiz İran ve Hizbullah’ın bölgede ne kadar güçleneceği” demişti.