Lafı dolandırmaya gerek yok: Uluslararası sol, en iyi ihtimalle; İslam Cumhuriyeti’ni —ve dolayısıyla Filistinlilerin o maddi savunma hattını— yok etmeye ant içmiş Siyonist emellere siyasi meşruiyet kılıfı dikmekte ve onlara alan açmaktadır. En kötü ihtimalle ise; İran’a yönelik Siyonist saldırının ve bunun doğal sonucu olarak Levant’ta yaşanan soykırımın doğrudan suç ortağıdırlar.
18.03.2024
25.05.2023
4.05.2023
17.04.2023
29.09.2022
13.04.2022
"Ukrayna krizinde bugüne kadar yaşanan gelişmelerin fayda-maliyet analizini yapacak olursak, İran'ın en büyük kazanan olduğunu, İsrail işgal devletinin ise kaybedenler arasında yer aldığını söyleyebiliriz."
Devrim Muhafızları’nın uyarılarını bir yana bıraksak bile, İsrail'in tehditlerinin iç ve dış tüketime dönük boş bir söylemden ibaret olduğunu söylemek için pek çok neden var. Kısacası, Tel Aviv muhtemelen aslında ne İran'a saldıracak kaynaklara ne de Tahran'ın garantili misillemesini özümseme kapasitesine sahip.
Uluslararası Para Fonu (IMF) birkaç ay önce küresel petrolün 2034 yılında biteceği ve Körfez ülkelerinin çoğunun iflas ile yüz yüze geleceği, bu sebeple krediye başvurmak zorunda kalacakları, bütçe açığını kapatmak için vatandaşlarına yüksek vergiler dayatacakları ve kamu giderlerini minimum seviyeye düşüreceklerini öngörmüştü.
Golan Tepeleri’nin Siyonist rejim için stratejik önemine baktığımızda, bu bölgenin Direniş Ekseni tarafından kurtarılması Siyonistlerin bölgedeki varlığına güçlü bir darbe oluşturabilir, hatta haritadan silinmesine bile yol açabilir.
İsrail Ulusal Güvenlik Konseyinin sabık başkanı Yaakov Amidror İsrail Ordu Radyosuna verdiği demeçte (Eylül 2017) bunu bir şekilde ifşa etmiş, “Biz Şam’ı kimin yöneteceği sorusuna karışmıyoruz, bizim derdimiz İran ve Hizbullah’ın bölgede ne kadar güçleneceği” demişti.
Mesud Barzani liderliğindeki Irak Kürdistan Bölgesi yetkilileri Güney Sudan’daki ayrılıkçıların tecrübelerinden yararlandılar. 2011’de de Güney Sudanlı ayrılıkçılar, cazip sloganlar atıyorlar, coşku ve hararetle ayrılıktan söz ediyorlar; sıkça Sudan televizyonlarında boy gösteriyorlardı. Peki sonunda ne oldu? Güvenlik sorunları ve askeri bunalımlar bu ayrılıkçıların hasadı oldu.