Peki, insanoğlunun bilgileri beyninde midir? Elbette çok açıktır ki, insanın beyni olmasa, bilgisi zuhur etmez. İlk olarak bu soruya cevap vermemiz gerekir. Beyindeki hücrelerde en ufak bir sorun meydana gelse, beyin artık faaliyetlerini yerine getiremez. Peki, bu organ bilginin kabı mıdır, yoksa onun ortaya çıkış şartı mıdır?
21.11.2025
18.04.2025
11.11.2023
16.04.2020
4.04.2020
29.03.2020
Peki kendisini nasıl görüyor? Yani kendisine ait bir tasavvura mı sahiptir? Yani Hak Teâlâ kendisini tasavvur mu ediyor? Bir şeyin tasavvuru o şeyin dışındadır. Bir şeyin tasavvuru o şeyin kendisinden farklıdır. Hak Teâlâ’nın kendisini görmesi, kendi kendindeki huzuru demektir. Bu ise huzurun esasıdır. Gören, görülen ve görmek hep O’dur.
Biz yokluğa dair bir anlayışa sahibiz, yokluğun ne demek olduğunu biliriz. Biliriz ki yokluk olmayan, var olmayan şeydir. Bunu biliriz ancak yokluk mevcut değildir. Gerçekliği yoktur, yokluk nerededir? Yokluğun bulunduğu bir yer yoktur ki… Fakat benim ona dair bir tasavvurum var. (kendisine değil, kavramına; haz.)
Ben çok yaygın olan bir görüşün aksini söyleyeceğim, bunu diyeyim. Ben her aşkı hakiki görüyorum, ben mecazi aşk diye bir şey kabul etmiyorum. Kişi gerçekten âşık olmuşsa onun zahiri aşkı da bence hakiki aşktır.
İmam Buharî’nin kendisi bütün sahih hadisleri eserine almadığını açıkça dile getiriyor. Yani bu durumda İmam Buharî ezberlemiş olduğu sahih hadislerden sadece 1/25’ini eserine almış oluyor. İmam Buharî’nin nakletmediği bu sahih hadisler başka kaynaklarda mevcuttur.
Kendine ulaşınca başkasından kurtulur. Kendi yalnızlığını bulunca da kendi yalnızlığının Hak Teâlâ’nın yalnızlığının bir mazharı olduğunu görür. İnsan Allah’a sahip olduğu zaman artık başka ne isteyebilir? Arifin dediği gibi eğer O’na ait olursan artık her şey senin olur, her şey sana yönelir.
Elbette “hakiki hayat nurdur” konusu hakkında İmam Cafer Sadık (a.s.) da şöyle buyuruyor: “Talebtu nurel hayat fi’t-tefekkürü ve’l-buka.” (Hayat nurunu tefekkür ve ağlayışla istedim.) İmamlarımız akla çok büyük değer veriyorlar. “Ben hayatın nurunu tefekkür ve gözyaşı ile elde ettim” diyor. “Buka” (ağlamak), akıl ile birlikte olduğunda ne kadar da güzel oluyor.