Şia’nın Hz. Ali gibi namaz kıldığının ve İmâmiyye fıkhının Ehl-i Beyt’e nispetinin yeni bir kanıtı
- Medyasafak.net
- EHL-İ BEYT OKULU
- 19.07.2026
Bugün Şiîlerin çoğunun uyguladığı pratik tam olarak budur ve bu uygulama kesintisiz olarak doğrudan İmam Ali'ye (a.s.) dayandırılabilmektedir!
3. ve 4. rekâtlarda ne yapmalı? Namazda Ali b. Ebî Tâlib'e özgü fıkhî hüküm
İmam Ali b. Ebî Tâlib'e atfedilen özgün bir fıkhî hüküm, onun namazın 3. ve 4. rekâtlarında Kur'an'dan hiçbir şey (Fâtiha dahi) okumamasıdır.
Abdürrezzâk es-San‘ânî (ö. 211), Musannaf adlı eserinde Süfyân es-Sevrî, Ebû İshak es-Sebîî ve el-Hâris el-A‘ver silsilesiyle şöyle nakletmektedir: "Ali son iki rekâtta (Kur'an) okumaz ve bu rekâtları sübhateyn (tesbih edilen iki rekât) olarak adlandırırdı."
عبد الرزاق، عَنِ الثَّوْرِيِّ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الْحَارِثِ، عَنْ عَلِيٍّ قَالَ: كَانَ لَا يَقْرَأُ فِي الْآخِرَتَيْنِ، وَيُسَمِّيهِمَا سُبْحَتَيْنِ
Başka bir rivayette Abdürrezzâk; Ma'mer b. Râşid, ez-Zührî ve (İmam Ali'nin kâtibi olan bir mevlâ) Ubeydullah b. Ebû Râfi‘ silsilesiyle Hz. Ali'nin "Öğle ve İkindi namazlarının ilk iki rekâtında Ümmü'l-Kur'an'ı (Fâtiha'yı) ve başka bir sureyi okuduğunu, son iki rekâtta ise hiçbir şey (kıraat) okumadığını" nakletmektedir.
عبد الرزاق، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي رَافِعٍ، قَالَ: كَانَ يَعْنِي: عَلِيًّا - يَقْرَأُ فِي الْأُولَيَيْنِ مِنَ الظُّهْرِ وَالْعَصْرِ بِأُمِّ الْقُرْآنِ وَسُورَةٍ، وَلَا يَقْرَأُ فِي الْآخِرَتَيْنِ
İbn Ebî Şeybe (ö. 235), Musannaf'ında şu başlığı taşıyan bir bab açmıştır: Men kâne yekûlü yüsebbihu fi’l-uhrayeyni ve lâ yukra'u, yani "Son iki rekâtta tesbih edileceğini ve kıraat edilmeyeceğini savunan otoriteler". İbn Ebî Şeybe, sahabiler arasında bu görüşü savunan isimler olarak yalnızca Hz. Ali'yi ve (tartışmalı olmakla birlikte) İbn Mes'ud'u zikredebilmiştir.
Sünnî mezheplerin tamamı (Hanefiler hariç), diğer sahabilere atfedilen ve 3. ile 4. rekâtlarda Fâtiha okuduklarını bildiren rivayetleri tercih ederek Hz. Ali'nin bu fıkhî yaklaşımını göz ardı etmiştir.
Öte yandan, İmam Bâkır (ö. 114) ve İmam Sâdık'ın (ö. 148) fıkhî görüşlerini sahih bir şekilde muhafaza eden İmâmiyye ekolünün, her iki İmamın da tüm meselelerde ataları Hz. Ali'nin hükümlerine öncelik vermesi hasebiyle, son iki rekâtta tesbihat yapılmasına cevaz vermesi hiç de şaşırtıcı değildir.
Nitekim İmam Bâkır'ın, Zürâre'ye son iki rekâtta "Sübhanallahi velhamdülillahi ve lâ ilâhe illallahu vallahu ekber" demenin yeterli olacağını öğrettiğini görmekteyiz.
مُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، عَنِ الْفَضْلِ بْنِ شَاذَانَ، عَنْ حَمَّادِ بْنِ عِيسى، عَنْ حَرِيزٍ، عَنْ زُرَارَةَ، قَالَ: قُلْتُ لِأَبِي جَعْفَرٍ عليه السلام: مَا يُجْزِئُ مِنَ الْقَوْلِ فِي الرَّكْعَتَيْنِ الْأَخِيرَتَيْنِ؟ قَالَ: أَنْ تَقُولَ: سُبْحَانَ اللهِ، وَالْحَمْدُ لِلّهِ، وَلَا إِلهَ إِلاَّ اللهُ، وَاللهُ أَكْبَرُ، وَتُكَبِّرُ، وَتَرْكَعُ
Başka bir rivayette ise İmam Bâkır, Zürâre'ye şöyle buyurmaktadır: "Dört rekâtlı farz namazların son iki rekâtında, ister imam ol ister olma, (Kur'an'dan) hiçbir şey okuma."
Bunun yerine İmam Bâkır, ona üç kez "Sübhanallahi velhamdülillahi ve lâ ilâhe illallahu…" (Tesbihât-ı Erbaa) okumasını emretmiştir.
وَرَوَى زُرَارَةُ عَنْ أَبِي جَعْفَرٍ ع أَنَّهُ قَالَ: لَا تَقْرَأَنَ فِي الرَّكْعَتَيْنِ الْأَخِيرَتَيْنِ مِنَ الْأَرْبَعِ الرَّكَعَاتِ الْمَفْرُوضَاتِ شَيْئاً إِمَاماً كُنْتَ أَوْ غَيْرَ إِمَامٍ قَالَ: قُلْتُ: فَمَا أَقُولُ فِيهَا؟ قَالَ: إِنْ كُنْتَ إِمَاماً أَوْ وَحْدَكَ فَقُلْ سُبْحَانَ اللَّهِ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ وَلَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ تُكَمِّلُهُ تِسْعَ تَسْبِيحَاتٍ ثُمَّ تُكَبِّرُ وَتَرْكَعُ
Bugün Şiîlerin çoğunun uyguladığı pratik tam olarak budur ve bu uygulama kesintisiz olarak doğrudan İmam Ali'ye (a.s.) dayandırılabilmektedir!
Kaynak: https://x.com/ammaar_muslim/status/2078088585895415953
Çeviri: Medya Şafak