EHL-İ BEYT OKULU

İbrahimi Dinani: Mesnevi Dersleri (16)

İbrahimi Dinani: Mesnevi Dersleri (16)

Akıl kendini tanıdığı için diğer şeyleri de tanıyabiliyor. Akıl kendinin bilincinde olduğu için diğer şeylerin de bilincine varabiliyor. İzin verirseniz günümüzde hepimizin elinde olan bir şeyle örnek vereyim. Bilgisayar birçok şey bilir ancak bilgisayar kendisini tanımıyor. Bilgisayar kendisini tanımadığı için dünyayı da tanımıyor, siz bilgisayarla dünyayı tanıyorsunuz.

Parıltılar (5): Buhârî’nin hocasından önemli bir tanıklık

Parıltılar (5): Buhârî’nin hocasından önemli bir tanıklık

“Nişabur’da [İmam] Ali Rıza’nın [a.s.] arkasında namaz kıldım. Her suredeki ‘Bismillâhirrahmânirrahîm’i cehrî (açıktan, sesli) okudu.”

İbrahimi Dinani: Mesnevi Dersleri (11)

İbrahimi Dinani: Mesnevi Dersleri (11)

Bunların tümü kalbin mertebeleridir. İnsan paramparça değildir. İnsan bir attar dükkânı gibi değildir ki her bir kutuyu açtığında farklı bir şey bulasın. Bunların hepsi aynı şeydir. Kalp, akıl, müşterek his, bunların tümü “nefs-i nâtıka” ile ilgili şeylerdir. İnsanın “nefs-i nâtıka”sı tek bir şeydir; onlar birer mertebedir.

ÖZEL: Ziyaret-i Âşûrâ’nın sıhhati hakkında

ÖZEL: Ziyaret-i Âşûrâ’nın sıhhati hakkında

"Dolayısıyla bu satırların yazarına göre Âşûrâ Ziyareti’nin sıhhati ve Emevilerin son dönemine nispeti için; senedle ilgili bahislerin dışında metin içi tarihsel eleştiri yönteminden faydalanarak ve tarihsel göstergebilim (semiyotik) yoluyla da istidlalde bulunabiliriz."

İbrahimi Dinani: Mesnevi Dersleri (10)

İbrahimi Dinani: Mesnevi Dersleri (10)

Ezel ve ebed zâhir olacaksa anda zâhir olur. An bir noktadır, an dediğimiz şey devam eden bir zaman değildir; anın devamlılığı yoktur. Bizim günlük hayatta kullandığımız şu an, şimdi sözü belki on dakikadır. An dediğimiz şey bu değildir. Anın devamlılığı yoktur. Bu bakımından zamanın zuhuru anda, mekânın zuhuru da noktadadır. Bir başka deyişle gayri mütenahi zamanın zuhuru anda, gayri mütenahi mekânın zuhuru ise noktadadır.

Ahmed el-Kâtib'e reddiye (13): Sakife Toplantısı ve sonrasındaki acı hadiseler

Ahmed el-Kâtib'e reddiye (13): Sakife Toplantısı ve sonrasındaki acı hadiseler

Muhammed b. Ebî Bekir ile Muâviye b. Ebî Süfyân arasındaki mektuplaşmalar hakkında ise şöyle der: “İkisi arasında birtakım yazışmalar olmuştur. Ancak içlerinde avamın işitmeye tahammül edemediği şeyler barındırdığından bunlara değinmeyi hoş karşılamadık.” (Taberî, c. 4, s. 557) Acaba Taberî ve benzeri tarihçilerin Hz. Fâtıma’nın evine yapılan saldırının detaylarını zikretmelerini bekleyebilir miyiz?

İbrahimi Dinani: Mesnevi Dersleri (9)

İbrahimi Dinani: Mesnevi Dersleri (9)

Oradaki dil, ses ve kelime dili değil, varlığın diliydi. Varlığın dili vardır, dil zaten varlığa aittir. Varlık olmasa dil de olmazdı, dil varlığın mazharıdır. Bizim ariflerimiz ve hekimlerimiz yıllar önce bu noktaya ulaşmıştı; Martin Heidegger bunu yeni söylüyor.

Loading...