Parıltılar (11): İmam Cafer Sâdık'ın (a.s.) Şiilik hakkındaki sözünü nakleden rivayetin Sünni kaynağıyla teyidi

Parıltılar (11): İmam Cafer Sâdık'ın (a.s.) Şiilik hakkındaki sözünü nakleden rivayetin Sünni kaynağıyla teyidi
Buna ek olarak, bu içeriğin İmam Sâdık'a (a.s.) nispetinin sahih olduğuna dair önemli bir başka kanıt daha mevcuttur: Şii olmayan mütekaddim (erken dönem) yazar İbn Ebi Şeybe'nin (ö. 235 H.) kitabında kaydedilen rivayet gibi eski nakillerde, İmam Bâkır'ın (a.s.) daha önce Şiilik hakkında benzer ifadeler kullandığı geçmektedir.

 

 

Eski kaynaklarda, Ehlibeyt İmamlarının (a.s.) ilahi imamet ve Şiilik hakkındaki görüşlerini yansıtan birçok rivayet kaydedilmiştir. Bu rivayetlerden biri, aşağıda ele alacağımız Yezid b. Halife el-Harisi adında Kufeli bir şahıstan nakledilen rivayettir.

Yezid b. Halife, Belharis b. Ka'b kabilesinden bir adamdı. Kabilesinde Şiilik sınırlı düzeyde olmasına rağmen, Horasanlı kölesi aracılığıyla Şiilikle ve Ehlibeyt'in (a.s.) muhabbetiyle tanışmıştır (el-Kâfî, 6/411). Bir rivayette İmam Cafer Sadık (a.s.) onu "Belharis b. Ka'b kabilesinin necebi (seçkini/soylusu)" olarak adlandırmıştır (Ricalü'l-Keşşi, 334).

Yezid b. Halife'nin eski ve önemli rivayetlerinden biri, İmam Sâdık'ın (a.s.) Peygamber'in (s.a.a.) kızlarından birinin Osman b. Affan tarafından öldürülmesi hadisesini detaylı bir şekilde anlattığı nakildir (el-Kâfî, 3/251; Tehzibü'l-Ahkâm, 3/333; el-Haraic ve'l-Ceraih, 1/94).

Şimdi Yezid b. Halife'den İmam Sâdık'ın (a.s.) imamet hakkındaki görüşüne dair nakledilen rivayete bakalım:

Ebu Abdullah’ın [İmam Sâdık] (a.s.) yanına girdik ve meclisinde oturduk.

Ebu Abdullah (a.s.) şöyle buyurdu: "[Şiiliği seçerek] Allah'ın baktığı yere baktınız ve Allah'ın seçtiği kişiyi seçtiniz! İnsanlar sağa ve sola saptılar ama siz Muhammed'in (s.a.a.) orta yolunu tuttunuz! Sizler apaçık bir yol üzerindesiniz! Öyleyse vera (takva) ile o yolda [bize] yardım edin!"

Sonra kalkmak istediğimizde, Ebu Abdullah (a.s.) şöyle buyurdu: "Allah sizden birini bu işle [Şiilik/imamet inancıyla] tanıdığında, insanların onu tanımamasının [ömrü sona erene kadar bir dağın zirvesinde tanınmamış bir şekilde yaşamasının] ne sakıncası var? Kim insanların görmesi için amel ederse mükâfatı insanların boynunadır; kim de Allah için amel ederse mükâfatı Allah'ın boynunadır. Her riya şirktir!"

Yezid b. Halife hadisinin eksik ve fazlalıklar içeren çeşitli nakillerinin kaynakları: el-Usulü's-Sitte Aşer, 245 [Cafer b. Muhammed b. Şüreyh'in kitabı]; ez-Zühd li-Hüseyin b. Said, 65; el-Mehasin, 1/148; el-Kâfî, 2/76, 293; Şerhu'l-Ahbar, 3/484; İlelü'ş-Şerayi', 2/560; el-Hikayat li'l-Müfid, 94; Beşaretü'l-Mustafa, 144.

Bu rivayet, Yezid b. Halife'den birden çok senetle nakledilmiştir ve ona nispetinin sahih olduğu görünmektedir. Yezid b. Halife'nin, Şiilerden bir grubun kendisinden rivayet ettiği bir de kitabı vardı (Fihristü'n-Necaşi, 452) ve muhtemelen bazı rivayet tariklerindeki bu nakil, nihayetinde onun kitabına dayanmaktadır.

Elbette bütün nakillerin Yezid'in kitabından kaynaklanması gerekmez, bazıları sözlü olarak aktarılmış olmalıdır; çünkü örneğin "tanınmamak" konusundaki bazı nakillerde "Allah sizden birini bu işle tanıdığında, insanların onu tanımaması size zarar vermez" geçerken, diğerlerinde "sizden biri ömrü sona erene kadar bir dağın zirvesinde kalsa ne sakıncası var" geçmektedir. Aynı şekilde vera (takva) konusunda bazı nakillerde "buna vera ile yardım edin" denirken, diğerlerinde "veraya sarılın, çünkü Allah'ın katındakilere ancak vera ile ulaşılır" şeklinde geçmektedir.

Bu naklin başında, Şiilerin imamet meselesinde ilahi seçim ve ihtiyara uydukları ve Peygamber'in (s.a.a.) orta yolunu izledikleri belirtilmiştir. Devamında ise vera ve riyadan uzak durma konusunda ahlaki tavsiyeler dile getirilmiştir.

Bu ahlaki tavsiyeler, söz konusu naklin bizzat İmam Sadık'a (a.s.) nispetinin asalet (sıhhat) ihtimalini oldukça güçlendirmektedir; zira eğer bu nakil cedel (tartışma) amacıyla uydurulmuş olsaydı, sadece Şia'nın inancını ispat etmeye odaklanması ve inançları madde madde sıralaması beklenirdi. Oysa bu nakilde böyle olmamış ve görünüşe göre bu nakil doğal bir konuşmayı yansıtmaktadır.

Buna ek olarak, bu içeriğin İmam Sâdık'a (a.s.) nispetinin sahih olduğuna dair önemli bir başka kanıt daha mevcuttur: Şii olmayan mütekaddim (erken dönem) yazar İbn Ebi Şeybe'nin (ö. 235 H.) kitabında kaydedilen rivayet gibi eski nakillerde, İmam Bâkır'ın (a.s.) daha önce Şiilik hakkında benzer ifadeler kullandığı geçmektedir:

Cabir b. Yezid el-Cu'fi'den (128/132 H.) rivayet edildiğine göre, genç bir adam İmam Bâkır'a (a.s.) bakıyor ve ağlıyordu. İmam (a.s.) ona neden ağladığını sordu. Genç, "Sizin muhabbetinizden!" dedi. İmam (a.s.) da ona şöyle buyurdu: "Allah'ın baktığı yere baktın ve Allah'ın (seçtiğini) seçtin." (Musannef-i İbn Ebi Şeybe, thk. eş-Şesrî, 18/83; Şerhu'l-Ahbar, 2/489; 3/456).

 

Kaynak: https://t.me/Al_Meerath


 

Çeviri: Medya Şafak