Hassan Ansari’den notlar (3): Câhiz'in el-Osmaniyye kitabı ve ona yazılan reddiyeler üzerine
- Medyasafak.net
- EHL-İ BEYT OKULU
- 15.08.2026
Câhiz'in döneminden sonra Şiilikteki imamet tartışmalarının en önemli meselelerinin, bir bakıma el-Osmaniyye kitabına birer cevap niteliği taşıdığı söylenebilir; dolayısıyla İmamiyye'nin reddiye literatürü, onların imamet bahsindeki en önemli düşüncelerinin de taşıyıcısı olmuştur.
Hassan Ansari’den notlar (3): Câhiz'in el-Osmaniyye kitabı ve ona yazılan reddiyeler üzerine
Daha önce, Câhiz'in el-Osmaniyye adlı eserinin, onun hem Şiî hem de Mutezilî çağdaşları ile kendisinden sonra gelen müteahhir âlimler tarafından tenkit edildiğini ve çürütüldüğünü yazmıştık. Buna rağmen ne yazık ki bu reddiyelerin büyük bir kısmı günümüze ulaşamayıp kaybolmuştur. Câhiz'in döneminden sonra Şiilikteki imamet tartışmalarının en önemli meselelerinin, bir bakıma el-Osmaniyye kitabına birer cevap niteliği taşıdığı söylenebilir; dolayısıyla İmamiyye'nin reddiye literatürü, onların imamet bahsindeki en önemli düşüncelerinin de taşıyıcısı olmuştur.
Bu reddiyelerin ortadan kaybolması, tarih araştırmacıları ve Şiî âlimler için muazzam bir kayıptır. Bununla birlikte şunu belirtmek gerekir ki; Şerîf el-Murtazâ'nın eş-Şâfî adlı kitabı, içerdiği bazı bölümlerde aslında (Kâdî Abdülcebbâr'ın) el-Muğnî adlı eserinin imamet bölümüne verilmiş bir cevaptan ziyade, Câhiz'in kitabındaki Osmaniyye'nin iddialarına verilmiş bir cevaptır. Elbette Şerîf el-Murtazâ'nın tartışmalarının bir kısmı, Şiî olmayan Mutezilîlerin imamet konusundaki argümanlarına yönelik bir reddiyedir. Ancak Câhiz'in el-Osmaniyye'si ile el-Muğnî eserinin (imamet bölümü) karşılaştırıldığında şu gerçek ortaya çıkmaktadır: İmamet ve nass bahislerinin reddedilmesinde Kâdî Abdülcebbâr'ın ve onun bazı Mutezilî seleflerinin temel ilham kaynaklarından biri Câhiz olmuştur. Bu sebeple Şerîf el-Murtazâ, Şiî mirasının ve onların el-Osmaniyye kitabına yazdıkları reddiyelerin bir bölümünün muhafızı konumundadır.
İmamet bahsinde kendine özgü, orijinal görüşleri bulunmasına rağmen biliyoruz ki Şerîf el-Murtazâ eş-Şâfî adlı eserinde, Şeyh Müfîd'den Nevbahtîlere, İbn Kıbe'ye ve hatta (kendisinin de el-Osmaniyye'ye bir reddiyesi bulunan) Ebû Îsâ el-Verrâk'a kadar kendi Şiî kelamcı seleflerinin yazılarına da büyük ölçüde istinat etmiştir. Şerîf el-Murtazâ'nın eş-Şâfî'si, imamet tartışmasında İmamiyye düşüncesinin temelini yansıtmakta olup; İmamiyye'nin imamet, nass ve ismet alanındaki en önemli tartışmalarının ve dayandığı temellerin en büyük taşıyıcısıdır.
(7 Kasım 2019)
Prof. Dr. Hassan Farhang Ansari, İslam düşünce tarihi, felsefe, kelam (Mutezile, Zeydiyye, İmamiyye) ve İslam yazmaları alanlarında uzmanlaşmış bir akademisyendir. Geleneksel medrese eğitiminde içtihat makamına ulaşmasının ardından Tahran Üniversitesi (1993) ve Lübnan Üniversitesi'nde (1997) lisans, Paris Sorbonne-EPHE'de (2009) doktora eğitimini tamamlamıştır. Kariyeri boyunca Tahran Büyük İslam Ansiklopedisi Merkezi (1989-2002) ve Berlin Hür Üniversitesi'nde (2005-2013) araştırmacı olarak görev yapan Ansari, 2013 yılından bu yana Princeton İleri Araştırmalar Enstitüsü'nde (IAS) daimi üye ve misafir profesör olarak çalışmaktadır. Önemli eserleri arasında Studies in Medieval Islamic Intellectual Traditions (2017), L'imamat et l'Occultation selon l'imamisme ve eş editörlüğünü yaptığı Accusations of Unbelief in Islam: A Diachronic Perspective on Takfir bulunmaktadır. Kendisi ayrıca Sabine Schmidtke ile birlikte "Zaydi Manuscript Tradition" projesini yürütmekte ve Brill tarafından yayımlanan Shii Studies Review dergisinin yönetici editörlüğünü üstlenmektedir.
Kaynak: https://ansari.kateban.com/post/4262
Çeviri: Medya Şafak