Parıltılar (14): Ehl-i Sünnet kaynaklarına göre İmam Sâdık'ın (a.s.) özel ilmi

Parıltılar (14): Ehl-i Sünnet kaynaklarına göre İmam Sâdık'ın (a.s.) özel ilmi
İbn Tıktakâ (ö. 709 h.), kendi senediyle Salih b. Ebu'l-Esved'den şöyle dediğini nakleder: Cafer bin Muhammed'den (a.s.) şöyle buyurduğunu işittim: "Beni kaybetmeden önce bana sorun; çünkü sahibiniz (Kâim) kıyam edene kadar, benden sonra hiç kimse size benim gibi hadis anlatmayacaktır."

 

 

İmam Sâdık'tan (a.s.) şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Beni kaybetmeden önce bana sorun; çünkü eğer beni kaybederseniz, kılıç sahibi (Hz. Mehdi) kıyam edene kadar size benim hadisim gibi hadis nakledecek kimseyi bulamazsınız."

 

(El-Usûlü's-Sitte Aşer, Cafer b. Muhammed b. Şüreyh el-Hadramî'nin kitabı, Abdullah b. Talha en-Nehdî'nin haberleri, s. 242).

 

İbn Adiyy (ö. 365 h.), İbn Ukde'den (ö. 332 h.), o da kendi senediyle Amr b. Sabit'ten (ö. 172 h.) şöyle dediğini nakleder: Cafer bin Muhammed'i (a.s.) Büyük Cemre'nin (Mina'daki Akabe Cemresi) yanında dururken gördüm, şöyle diyordu: "Bana sorun! Bana sorun!"

 

(İbn Adiyy, el-Kâmil, c. 2, s. 358; benzeri: Tehzîbü'l-Kemâl, c. 5, s. 78-79).

 

Yusuf bin Abdurrahman el-Mizzî (ö. 742 h.), İbn Ukde'den kendi senediyle Salih b. Ebu'l-Esved'den şöyle dediğini nakleder: Cafer bin Muhammed'i (a.s.) şöyle derken işittim: "Beni kaybetmeden önce bana sorun; çünkü benden sonra hiç kimse size benim hadisim gibi hadis nakletmeyecektir."

 

(Tehzîbü'l-Kemâl, c. 5, s. 79).

 

İbn Tıktakâ (ö. 709 h.), kendi senediyle Salih b. Ebu'l-Esved'den şöyle dediğini nakleder: Cafer bin Muhammed'den (a.s.) şöyle buyurduğunu işittim: "Beni kaybetmeden önce bana sorun; çünkü sahibiniz (Kâim) kıyam edene kadar, benden sonra hiç kimse size benim gibi hadis anlatmayacaktır."

 

(el-Asîlî fî Ensâbi't-Tâlibîn, s. 149; benzeri: Şerhu'l-Ahbâr, c. 3, s. 292-293).

 

İmam Sâdık'ın (a.s.) bu sözü, Emirü'l-Müminin'in (a.s.) meşhur sözünü hatırlatması ve onun Hâşimoğulları arasında Ali bin Ebu Talib'in (a.s.) ilmi konumuna sahip olduğunu çağrıştırması açısından da önemlidir. Bu bağlamda, Said bin Müseyyeb (Musannef-i İbn Ebi Şeybe, c.13, s.457; Fezailü's-Sahabe, c.2, s.802; Mu'cemü's-Sahabe - Beğavî, c.4, s.82; el-Fakih ve'l-Mütefakkih, c.2, s.352) ve İbn Şübrüme (el-Mu'cem - İbnü'l-A'rabî, c.3, s.945; Şerhu'l-Ahbar, c.2, s.311; Şevahidü't-Tenzil, c.1, s.50; Şerh-u Nehci'l-Belağa, c.7, s.46) gibi isimlerden nakledildiğine göre; Allah Resulü'nün (s.a.a) ashabından Ali bin Ebu Talib (a.s.) dışında hiç kimsenin "Beni yitirmeden bana sorun" (Selûnî) dememesi dikkate değerdir.

 

 

Kaynak: https://t.me/Al_Meerath

 

 

Çeviri: Medya Şafak